default-logo

KALÇA ÇIKIĞI

Mayıs 29, 2013

Halk arasında kalça çıkığının doğum esnasında bacağın çekilip çıkarılmasından kaynaklanan bir sorun olduğu düşünülse de çok zaman bebek anne karnındayken kalça çıkık durumdadır veya kalçanın gelişimi yeterli düzeyde değildir. Bu ortopedik sorun; normalde kalça eklemindeki kapsülüne ancak çok ağır zedelenme olaylarında çıkacak şekilde sıkıca yerleşmiş olması gereken uyluk kemiğinin başının bu yuvadan çıkmış olması halidir. Bu önlenebilir sakatlığın her tipi çıkığa işaret etmez; displazi, sublüksasyon veya unstabil kalçalar da aynı hastalık adı altında gösterilir. Bu yüzden ‘gelişimsel kalça çıkığı’ ifadesi ‘doğuştan kalça çıkığı’ ifadesinden daha uygundur. Ortopedik cerrahi dalının en ciddi hastalıkları arasında yer alan kalça çıkığı, geniş tanımıyla; ‘femur başı’ olarak anılan kalça eklemindeki top ile ‘asetabulum’ olarak adlandırılan kalça yuvasının ilişkisinin değişik şekil ve seviyelerde bozuk olması halidir.

Normalde kalça eklemi oluşması şu şekilde gerçekleşir: Bacak (uyluk) kemiğinin ucunda yer alan yuvarlak eklem yüzü, leğen kemiğinde bulunan ve kendisine uygun biçimde gelişmiş bir yuvanın (kapsülün) içine yerleşir. Böylece; bütün yönlere doğru tam dönme hareketleri yapabilen bir eklem oluşur. Ortopedik bir problem olan kalça çıkığına maruz kalan kişilerde uyluk kemiğinin baş kısmındaki topuz biçimindeki eklem yüzünün yerleştiği yuvanın gelişimi yetersiz seviyededir. Kapsülün açısı ve derinliği karşısındaki başı yerinde tutabilmekte yetersiz kalır. Böylece; yuva içine yerleşmiş olan baş da bu sığ yuvadan çıkma eğilimi gösterir. Yuvanın bu yetersizliği karşısında baş; zamanla yuva içindeki uygun ve doğal pozisyonunu terk edip yanlara, sonra da yukarıya doğru yer değiştirir. Süreç zamanla ilerler; zamanında tedbir alınarak tedaviye başlanmaması halinde kalçada tam bir çıkık oluşmasıyla sonuçlanır. Ortopedi dalının ilgi alanına giren bu tip kalça eklemi bozuklukları anne karnındayken başlayan, tek veya çift taraflı olabilen ve zamanla ilerleyen gelişme bozukluğu türleridir.

Kalça çıkıklıkları 2 grupta toplanır.

Teratolojik kalça çıkığı bebeğin rahim içi hayatı sırasında oluşur. Ya yalnızca kalça çıkığından oluşan tek bir anomali halindedir veya başka yaygın doğuştan deformite durumlarıyla birlikte oluşur.  3 gruba ayrılan tipik kalça çıkığı ise doğum esnasında veya hemen sonrasında görülür. Bu 3 tip çıkıktan çıkabilir kalça; kalçanın pasif olarak çıkmış olması halini, çıkık kalça; uyluk başının kapsülünün dışında olması durumunu, yarı çıkık kalça ise uyluk kemiği başının eklem içinde yukarıya-dışarıya doğru kaymış ancak tamamıyla çıkmamış olması durumunu ifade eder.

Kalça çıkığının sebepleri:

Kalça çıkığı çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkar. Ülkemizde aşağı yukarı her 1.000 doğumdan 15’inde, yani yılda 18-20.000 civarında bebekte görülen bu önlenebilir sakatlık türü kız bebeklerde erkeklere göre 6 kat daha fazla görülür. Sebepleri arasında bebeğin anne karnında uygunsuz bir pozisyonda durması, ailevi nedenler, doğum şekli ve ‘sendrom’ olarak bilinen hastalıklar sayılabilir.  Risk gurubu genel olarak kız bebekler, birinci doğumlar, aile geçmişinde kalça çıkığı vakaları görülenler, ters geliş (makat gelişi) ile doğan bebekler, akraba evliliği sonrasında doğan çocuklarla boyunda ve ayakta eğrilik, başta yassılık hali gibi durumlarla beraber dünyaya gelen çocuklardır. Zor doğum vakaları da kalça çıkığıyla ilişkili olabilir.

Bebeğin büyütülmesi sırasında yapılan yanlışlar:

Kırsal kesimlerde daha çok gözlenen bebeklere kundak yapma alışkanlığı kalça çıkığına sebep olan veya sorunun ciddiyetini arttıran aile hataları arasında başta gelir. Bazı tipik şekildeki doğumlarda çıkık yoktur; fakat çıkığa zemin hazırlayan bir eklem gevşekliği söz konusudur. İlk kundak uygulaması ile beraber çıkık da gelişir. Sadece birkaç saat için kundak yapmak bile kalça çıkığı meydana gelmesi için yeterli olabilir.

Genel olarak ara bezlerinin geniş olmasına dikkat etmemek, küçük bezler kullanmak ve bebeğin bezini kasık hizasında bağlamak şeklinde görülen yanlış bezleme uygulamaları da kalça gelişimi için zarar verici olan tutumlardır. Hazır çocuk bezleri herhangi bir beze gör daha sağlıklıdır, fakat ülkemizde üretilenlerden birinin boyutunun diğerini tutmaması sorunu söz konusudur. Geniş bez kullanmanın bebekte bacak eğriliği oluşturacağı yolundaki inanış doğru değildir; 1 yaş civarı bebeklere bacaklarda içe doğru hafif bir eğrilik gözlenmesi kendiliğinden geçecek olan olağan bir durumdur. Aşırı eğrilikler geniş bezden kaynaklanmaz; bunlar bir ortopedi uzmanı veya çocuk doktoruna başvurulmasını gerektiren farklı hastalıklardır. Aşırı kilo, vitamin eksikliği veya başka hastalıklardan kaynaklanıyor olabilirler.

Daha çok emzirme esnasında bebeğin bacaklarını birleştirerek tutulması şeklinde olan hatalı tutuş biçimleri de kalça gelişimine olumsuz etki eder.

Ekonomik sebepler veya yanlış alışkanlıklar yüzünden bebeklere dar ve küçük, sonuç itibarıyla hatalı giysiler giydirilmesi de bu tip çıkıklarda etken olabilir. Bebeğin; özellikle gelişimi için çok önemli olan ilk aylar sırasında sarılarak tutulup taşınması şeklinde görülen yanlış taşıma şekilleri de kundak etkisi yaratır ve kalça gelişimini bozabilir.

Erken bastırmak ve yürüteç kullanmak da çocukların kalçalarındaki mevcut problemleri arttırabilir. Bebek, doğal gelişim süreci tamamlanmadan önce erken bastırılmamalı, yürütece konmamalıdır.

Annelerin yapması gerekenler:

Anneler yukarıda listelenmiş olan hatalı davranış ve tutumlardan kaçınmalıdır. Bebekleri kundak yapmak, kundağa sarmak kesinlikle kaçınılması gereken tutumlardır. Emzirme esnasında bacaklar normal haline bırakılmalıdır, birleştirmeye çalışmak doğru değildir. Bebeklere rahat, bol ve geniş giysiler giydirmek; geniş ve büyük bezler kullanıp bunları göbek hizasından bağlamak gerekir. Bebeklerde kalça çıkığı vb ortopedik sorunlar oluşmasını engellemek için tutuş ve taşıma biçimine de dikkat edilmelidir. Bebeğin taşınması sırasında yüzü veya arkası onu taşıyan kişiye dönük olmalı ve bebek bir elle bacak arasından tutulmalıdır. Biraz daha büyük bebeklerinse bele oturtularak taşınması gerekir. Bebek için kullanılan ara bezi yumuşak olmalıdır. Bütün bebekler için doğal olan duruş biçimi, sırtüstü veya yüzüstü yatışlarda kalçalar ve dizlerin bükük vaziyette olmasıdır. Bacakları çekiştirip uzatmak doğal gelişimi olumsuz etkiler.

Aileler bebekte kalça problemleri olduğunu fark edebilir mi?

Yürüme yaşı öncesinde çocuğun kalçalarının yanlara doğru tam açılmaması, bir bacağının diğerinden kısa olması, bacaklarda bulunan ve ‘et kıvrımları’ olarak tabir edilen çizgilerin asimetrik olması kalça çıkığı habercisi olabilir. Anne-babasında veya kardeşinde bu problemin mevcut olduğu çocuklar için risk daha yüksektir. Bir bebek sırtüstü yatarken bacaklarını kurbağa gibi iki yana açabilmeli, dizleri bitiştiğinde biri ötekinden daha aşağıda kalmamalıdır. Tersi bir durum gözlendiğinde ortopedi alanında uzman bir doktora başvurulması gerekir. Geç yürüyen çocuklarda veya çocuğun kalçasından herhangi bir klik sesi gelmesi durumunda da kalça çıkığına ihtimal verilebilir. Yürüyen çocuklarda; özellikle tek taraflı çıkık durumu söz konusuysa topallama görülebilir. Paytak yürüyüş iki taraflı kalça çıkığına işaret edebilir; fakat aslında ailelerin çift taraflı çıkıkları anlaması pek kolay değildir.

Tanı/Teşhis/Tedavi

Hemen bütün sağlık problemleri için geçerli olan temel kural doğuştan kalça çıkığı, doğumsal kalça çıkığı veya gelişimsel kalça çıkığı olarak bilinen ortopedi sorunları için de geçerlidir: Erken tanı koyulması çok büyük önem taşır. Alçı ve ameliyat uygulamalarını içermeyen tedavilerle tamamen normal bir kalça elde edilmesi şansı yaşamın ilk 3 ayı için % 95’in üzerindedir. 3-6 ay arasında bu şans biraz düşüş gösterir, 6 aydan sonra ise alçı ve ameliyat tedavileri söz konusu olabilir. Geç kalınmış olgular operasyon gerektirebilirken, erken teşhis yapılabilen olgularda basit önlemler ve bir ortopedi uzmanı tarafından yapılan kontrollerle tamamen iyileşme sağlanabilmektedir.

Her yeni doğan bebeğin çocuk doktoru ve ortopedist tarafından muayene edilmesi gerekir. Kapsamlı bir ortopedi muayenesi birçok vakada tanı koydurucu olabilmektedir. Ağrı gibi dış belirtiler olmaması tanı koyulmasında güçlük çıkarabilmektedir. Kesin tanı genellikle 0-6 ay döneminde ultrason tetkikleri ile veya 6-18 ay arasında röntgen filmleri ile konulur. 18 ay sonrasında çocuk yürümeye başladığında durum herkesin teşhis edebileceği kadar açık hale gelir fakat tedavi için alçı veya cerrahi yöntemler uygulanması gerekir.

Kalça çıkığı tedavisi için ilk adım olarak kundak yapmak yasaklanır ve ilk 6 ayda koyulan tanı sonucunda Pavlik bandı (Pavlik bandajı) olarak bilinen yöntem veya Frejka yastığı uygulaması yapılır. Bu bandajlar çocuk için rahatsızlık verici değildir. 6 aydan büyük çocuklar için genel anestezi altında kalçanın yerine oturtulup alçı uygulanması söz konusudur. 1.5 yaşın üstündeki çocuklar içinse kemik ameliyatları gerekebilir. Yaş ilerledikçe gelişimsel kalça çıkığı olarak da anılan durum ağırlaşır ve daha ciddi ameliyatlar yapılmasını gerektirir. 6 yaşına kadar nadir de olsa başarılı ameliyatlar yapılabilmektedir. Genel olarak 6 yaş, hele 10 yaş sonrasında yapılan ameliyatlar anatomik kusuru düzeltemez, fakat yine de hastaya faydaları olabilir. Bu tip durumlarda başvurulan yöntemler kalça eklemi dondurulması veya kalça protezi ameliyatlarıdır.

 

Yazar Hakkında
1969 yılında Samsun’da doğdu. 1988 yılında Galatasaray Lisesi’nden ve ardından 1996 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa İngilizce Tıp Fakültesi ‘nden mezun olduktan sonra, 2000 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi - Çapa dan fonksiyonel Anatomi uzmanı oldu. Sporcu Sağlığı üzerine çalıştığı süre içerisinde Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesinde Yardımcı Doçent olarak çalışma ve ders verme imkanı buldu. 2003-2008 yılları arasında İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanlığı eğitimi yaptı. Mecburi Hizmetin ardından 2009-2013 yılları arasında Çamlıca Alman (Universal Hospitals Group ) Hastanesinde Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olarak çalıştı .Bu süreçte Fenerbahçe Spor Kulubü Bayan Voleybol ve Fenerbahçe Bayan Basketbol takımlarında “takım doktoru” olarak diğer branşlarda konsultan ortopedist olarak görev aldı. Bu süre içerisinde Yeni Yüzyıl Üniversitesinde ders vermeye devam etmiştir. 2013 yılı mart ayı başından itibaren Galatasaray Spor Kulubünde kulüp doktorluğunu yine ortopedi konsültanı olarak sürdürmektedir. Bu arada hastalarına da kulubün sponsor hastanesi Bahçelievler Medical Park Hastanesi ‘nde hizmet vermeye devam etmektedir. Travma (Kırık ve Çıkıklar ) Spor Cerrahisi (artroskopik ve açık ) , Artroplasti (Protez) , Vertebra Cerrahisi (omurga) alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. Tüm bunların yanı sıra Mikrocerrahi Eğitimi sayesinde daha geniş bir endikasyon alanında çalışmaktadır .

Yanıt Bırakın

*


6 + = 15